Research Article
Tolga Gümüş
Journal of Engineering and Philosophy, Volume 6, Issue 11, pp. 13-27
ABSTRACT
This study attempts to introduce the current meanings and research areas of terms such as "techno-psychology", "internet psychology", "social media psychology" and "cyberpsychology" which are all related to the overarching theme of 'digital psychology'. To identify trends in digital psychology, we conducted a systematic literature analysis of relevant articles published in 2022. Notably, many articles contain the keyword "cyberpsychology", suggesting that studies are predominantly focused on this concept. This implies that other related concepts are often subsumed under the broader umbrella of "cyberpsychology". Furthermore, our review of research in digital psychology, spurred on by the interdisciplinary effects of digitalisation and technological advances, reveals several emerging trends. These include the impact of the evolving digital landscape on human behaviour and mental health, the contributions of cyberpsychology studies to mental health and psychological practice, and the impact of digital addictions. These findings underscore a notable shift in psychological research and theories driven by technological influences, resulting in diversified research topics and a deeper and broader psychological approach.
Keywords: Digital Psychology, Technopsychology, Psychology
of Internet, Psychology
of Social Media, Cyberpsychology
ÖZ
Bu araştırmada “dijital psikoloji” ana başlığıyla bağlantılı olan “tekno-psikoloji”, “internet psikolojisi”, “sosyal medya psikolojisi” ve “siber psikoloji” kavramlarının güncel anlamları ve araştırma alanları tanıtılmaya çalışılmaktadır. Dijital psikolojide trendlerini anlayabilmek için 2022 yılında yayınlanmış ilgili makaleler, sistematik literatür analizi tekniğiyle incelenmiştir. Özellikle “siber psikoloji” anahtar sözcüğünü içeren makale sayısının diğer anahtar sözcükler içeren makalelerden fazla olması çalışmaların bu kavram altında yoğunlaştığını göstermektedir. Ayrıca araştırma bulguları, dijitalleşme ve teknolojikleşmenin yol açtığı interdisipliner etkilere bağlı olarak ortaya çıkan; yeni dijital dünyanın insan davranışı ve ruh sağlığına etkileri, siber psikoloji çalışmalarının ruh sağlığına ve psikoloji pratiğine katkısı, dijital bağımlılıkların etkileri konularının öne çıktığını göstermektedir. Bu sonuçlar, teknolojik etkinin psikoloji araştırmalarında ve kuramlarında çeşitliliğe yol açtığı, psikolojik yaklaşımda derinleşme ve genişleme sağladığı anlamına gelmektedir.
Keywords: Dijital Psikoloji, Tekno-Psikoloji, İnternet Psikolojisi, Sosyal Medya Psikolojisi, Siber Psikoloji
Research Article
Aysun Doğutaş
Journal of Engineering and Philosophy, Volume 5, Issue 9, pp. 33-42
ABSTRACT
Digital ethics deals with the impact of digital Information and Communication Technologies (ICT) on societies and the environment at large. In a narrower sense digital media ethics addresses ethical questions dealing with the internet and internetworked information and communication media such as mobile phones and navigation services. Digital ethical issues such as privacy, information overload, internet addiction, digital divide, surveillance and robotics are discussed in detail today particularly from an intercultural perspective. It can be said that digital ethics contributes to address the challenges of the digital age. Education is one of the challenges addressed in the digital age. The educational challenge raised by digital culture is not one of skill or technological competence, but one of participation and ethics. Accordingly, digital education would move far beyond the current attempts to expand curriculum definitions of competences and capacities. There are now almost continuous public calls for heightened child protection and surveillance in response to widespread moral panic around digital childhood. The everyday issues faced by digital youth revolve around ethical matters. How do today’s young people and children deal with right and wrong, truth and falsehood, representation and misrepresentation in their everyday lives online? How do they anticipate and live with and around the real consequences of their online actions and interactions with others? How do they navigate the complexities of their public exchanges and their private lives, and how do they engage with parental, corporate, and government surveillance? Finally, how can they engage and participate as citizens, consumers and workers, friends, colleagues, and kin in the public and political, cultural and economic spheres of the internet? These questions will be examined in this paper.
Keywords: Digital Ethic, Digital Age, Internet, Education
ÖZ
Dijital etik, dijital Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin (ICT) genel olarak toplumlar ve çevre üzerindeki etkileri üzerine odaklanır. Daha dar anlamda dijital medya etiği, cep telefonu ve navigasyon sistemleri gibi ağ iletişimini ilgilendiren etik sorunlar üzerinde durmaktadır. Mahremiyet, aşırı bilgi yüklenmesi, internet erişiminde uçurum, denetleme ve robot bilimi gibi dijital etik sorunlar özellikle kültürlerarası bakış açısıyla günümüzde oldukça yaygın tartışılmaktadır. Dijital etiğin dijital çağın zorluklarını ortaya koyma konusunda katkı sağladığı söylenebilir. Dijital çağda ortaya çıkan sorunlarından bir tanesi eğitimdir. Dijital kültürle büyüyen eğitim sorunları herhangi bir beceri veya teknolojik yeterlilik değil fakat katılım ve etiktir. Bu yüzden dijital eğitim, yeterlilikler ve kapasitelerin müfredat tanımlamalarını genişletme konusundaki mevcut girişimlerin ötesine geçecektir. Dijital çocukluğun etrafında yoğunlaşan yaygın ahlaki paniğe karşılık abartılmış çocuk koruma ve denetleme için hemen hemen sürekli bir kamunun dikkatini çekme mevcuttur. Dijital gençliğin karşı karşıya kaldığı günlük meseleler etik sorunlarıdır. Günümüz gençliği ve çocukları günlük yaşantıları içindeki internetteki doğruyu veya yanlışı, gerçeği ve gerçek dışını nasıl ayırt edebilecekler? İnternetteki hareketlerinin ve başkalarıyla olan etkileşimlerinin gerçek sonuçlarını nasıl sezecekler ve onlarla nasıl yaşayacaklar? Özel yaşantıları ve umumi paylaşımları arasındaki karmaşıklıklar arasında nasıl geçiş yapacaklar? Ve ebeveyne ait, kurumsal ve hükümet denetimleriyle nasıl başa çıkacaklar? Son olarak internetin kamusal, politik, kültürel ve ekonomik alanlarında arkadaş, meslektaş, akraba, işçi, tüketici ve vatandaş olarak nasıl bağlantı kuracak ve katılacaklar? Bu sorular bu çalışmada ele alınacaktır.
Keywords: Dijital Etik, Dijital Çağ, İnternet, Eğitim
Research Article
Taner Ayaz, Şevki Işıklı
Journal of Engineering and Philosophy, Volume 3, Issue 4, pp. 1-17
ABSTRACT
The Internet is one of the most fundamental components of today’s technological societies and digital cultures. No Internet-based or unsupported form of communication almost exists. Due to its key role in today’s advanced digital cultures, the current discussion on the acceptance of the Internet as a human right is expanding. Internet report published by the United Nations in 2016 sparked a popular discussion over the acceptance of the Internet as a human right. Today, this popular initiative demanding governments to recognize the Internet as a human right competes with the standard view that links human rights to much more fundamental and moral conditions and argues that the Internet cannot be one of the basic rights. In this article, the arguments of both views are compared in terms of Internet architecture and functions, and it is concluded that the internet is a precondition for the realization of rights and freedoms. As a precondition for rights, certain socio-technical conditions must be met in order for the internet to fulfill its functions in democratic societies. The internet debate as a human right is important for both natural and legal law. The notion of human rights can preserve its ideal and ethical value gained in this age against technological developments. Recognizing the Internet as one of human rights does not coincide with the philosophical content of the concept of human rights, but today Internet access is a prerequisite for a set of legal rights and freedoms that can be used with internet-based technologies.
Keywords: Internet, Internet Access Right, Internet Ban, Human Rights, Natural Rights, Freedom of Expression
ÖZ
İnternet günümüzün teknolojik toplumlarının ve dijital kültürlerin en temel bileşenlerinden biridir. İnternet tabanlı ya da destekli olmayan hiçbir iletişim biçimi neredeyse kalmamıştır. Günümüzün gelişmiş dijital kültürlerindeki anahtar rolünden ötürü internetin bir insan hakkı olarak kabul edilmesine yönelik güncel tartışma gittikçe genişlemektedir. Birleşmiş Milletlerin 2016 yılında yayınladığı İnternet raporu, internetin bir insan hakkı olarak kabul edildiğine dair popüler bir tartışma başlatmıştır. Bugün, devletler tarafından internetin bir insan hakkı olarak tanınmasını talep eden bu popüler girişim ile insan haklarını çok daha köklü ve ahlaki koşullara bağlayan ve internetin temel haklardan biri olamayacağını savunan standart görüş rekabet halindedir. Bu makalede her iki görüşün argümanları, teknolojik bir icat olan internet mimarisi ve işlevleri açısından karşılaştırılmış ve internetin hak ve özgürlüklerin gerçekleştirilmesi için bir ön koşul olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İnternetin demokratik toplumlardaki işlevlerini tam yerine getirebilmesi için insanların internet erişimi ve dijital okuryazarlıkla imkanlarını iyileştiren bazı sosyoteknik koşulların sağlanması gerekir. Bir insan hakkı olarak internet tartışması hem doğal hem de yasal hukuk açısından önemlidir. İnsan hakları nosyonu, bu çağda kazandığı değerin teknolojik gelişmelere karşı koruyabilir. İnterneti insan haklarından biri olarak kabul etmek, insan hakları kavramının felsefi içeriğiyle örtüşmez fakat günümüzde internet erişimi, internet tabanlı teknolojilerle kullanılabilen bir dizi yasal hak ve özgürlük için bir ön koşuldur.
Keywords: İnternet, İnternet Erişim Hakkı, İnsan Hakları, Doğal Haklar, İfade Özgürlüğü, İnternet Yasakları
Research Article
Mahir Fatih Ünal
Journal of Engineering and Philosophy, Volume 2, Issue 2, pp. 19-39
ABSTRACT
The decline in digitization, storage areas and access costs have gained momentum along with mobilization and shielding. As almost everything is dataficated in this age we live, there is nothing left being digitization. The ideal of reaching the post-human as the target of transhumanism is at the stage of becoming possible with the developing technology. Together with the non-stop digitization process, transhumanism prepares human for a new revolutionary process. In this process, the human being takes a place in the binary number system consisting of 0 and 1 and progresses to a new form. In this study, it has been emphasized how digitization process affects transhumanism. Questions like “Will human be able to remain human?”, “Are the human beings bounded by limits and boundaries ontologically the same as existing human beings?”and “Are the traditional values and principles that human beings still survive?” have been answered. This study is an analytical study based on literature review. As a result of the research, it has been concluded that new definitions should be made on the reconstruction of the human definition, redrawing the boundaries and philosophical issues such as existence, ethics and value.
Keywords: Digitization, Transhumanism, Human 2.0, Internet of Things
ÖZ
Dijitalleşme, depolama alanları ve erişim maliyetlerinde yaşanan düşme, mobilleşme ve ekranlaşma ile beraber büyük bir ivme kazanmıştır. Yaşadığımız bu çağda verileştirilmemiş hiçbir şey kalmadığı gibi hemen her şey dijitalleşmiştir. Transhümanizmin hedefi durumundaki üst-insana ulaşma ideali, gelişen teknoloji ile mümkün olma aşamasına gelmiştir. Durmaksızın devam eden dijitalleşme süreci ile beraber transhümanizm, insanı yeni bir devrimsel sürece hazırlamaktadır. Bu süreçte insan, 0 ve 1’lerden oluşan ikili sayı sisteminde kendine bir yer edinerek ilerlemekte ve yeni bir form ile karşılaşmaktadır. Yapılan araştırmada, dijitalleşme sürecinin transhümanizmi nasıl etkilediği üzerinde durulmuş; “İnsan, insan olarak kalabilecek midir?”, “Limit ve sınırları değişen insan, ontolojik olarak mevcut insan ile aynı insan mıdır?”, “İnsanın yaşadığı böylesi bir transformasyon sonrası geleneksel değerler ve ilkeler hala geçerliliğini koruyabilecek midir?” sorularına cevaplar aranmıştır. Bu çalışma, literatür taramasına dayalı analitik bir çalışmadır. Araştırma neticesinde insana ait tanımın yeniden yapılması, sınırlarının yeniden çizilmesi ve varlık, etik, değer gibi felsefi konularda yeni çalışmaların yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Keywords: Dijitalleşme, Transhümanizm, İnsan 2.0, Nesnelerin İnterneti
Research Article
Abdülkadir Büyükbingöl
Journal of Engineering and Philosophy, Volume 1, Issue 1, pp. 19-33
ABSTRACT
Internet technologies that are rapidly developing in a short period of time and enabling the emergence of a new world structure, continue to consolidate and accelerate. Including policy; developments in the fields of communication, manufacturing, education, health and safety are now advancing on the Internet. It is thought that your future’s Internet will be in a soulful environment, which means that every “thing” will be connected and interconnected. This is considered to be accompanied by major problemms related to privacy and security as well as the positive aspects. Together with the aim of helping to carry out necessary work against possible threats, It is accepted that the future potential of Internet technologies needs to be known in order to benefit from the positive aspects of this technology, especially the Internet of Things (IoT). In this article, which was investigated by Internet technology which could be developed until 2050, especially 2020 - 2025 by means of literature search, it is concluded that every business, every company and each individual will feel the effect of the expanding Internet in the future.
Keywords: Future of the Internet, Internet of Things, Privacy, Cyber Security
ÖZ
Kısa bir süre içinde büyük bir hızla gelişen ve yeni bir dünya yapısının ortaya çıkmasını sağlayan İnternet teknolojileri, gittikçe sağlamlaşmaya ve hızlanmaya devam etmektedir. Politika dahil olmak üzere; iletişim, üretim, eğitim, sağlık ve güvenlik alanlarındaki gelişmeler artık İnternet odaklı ilerlemektedir. Geleceğin İnternet'inin bir ruh gibi ortamda var olacağı düşünülmekte, bu da her “şey”in bağlı ve birbiri ile bağlantılı olacağı anlamına gelmektedir. Bu durumun olumlu yanları olmakla birlikte, gizlilik ve güvenlik ile ilgili büyük sorunları da beraberinde getireceği var sayılmaktadır. Söz konusu olası tehlikelere karşı gerekli çalışmaların yürütülmesine yardımcı olacağı amacıyla birlikte; Nesnelerin İnternet'i (Internet of Things / IoT) başta olmak üzere, bu teknolojinin olumlu yanlarından daha verimli bir şekilde faydalanmak için İnternet teknolojilerinin geleceğe dair potansiyelinin bu günden bilinmesinin gerekli olduğu kabul edilmektedir. Literatür taraması yöntemiyle 2020 - 2025 yılları başta olmak üzere, 2050 yılına kadar geliştirilmesi muhtemel İnternet teknolojilerinin araştırıldığı bu makalede, gelecekte her işin, her şirketin ve her bireyin genişleyen İnternet'in etkisini hissedeceği sonucu çıkarılmıştır.
Keywords: İnternetin Geleceği, Nesnelerin İnterneti, Gizlilik, Siber Güvenlik