Research Article
Hatice Sarıyar
ISophos: International Journal of Information, Technology and Philosophy, Volume 8, Issue 15, pp. 12-30
ABSTRACT
The concept of culture has undergone a profound transformation with the rise of digital technologies. In digital environments, cultural production, circulation, and representation increasingly take place through networked platforms that reshape social interaction and everyday cultural practices. The representation and reproduction of culture in cyberspace fundamentally differ from previous forms in terms of norms, practices, rituals, values, space, and time, thus moving toward a new phase referred to as digital culture. Within this framework, the study explores how individuals negotiate cultural meanings and social identities within media-shaped digital environments, focusing on TikTok content. The primary reason for including TikTok in this study is its social reality in representing subculture, as it is the only application with 1.59 billion users that does not belong to major technology corporations such as Facebook or Google. When the content, actions, and characters displayed on TikTok are evaluated, it becomes evident that this social environment functions as a carrier of a culture of banality. Accordingly, the dichotomous debate that emerges here can be formulated as follows: Does the structure of the platform guide individuals in producing such content, or do individuals, through their content, become the constructors of the platform’s very structure? Employing a qualitative research design based on netnographic observation and content analysis, this study aims to understand and interpret the cultural dynamics of TikTok within the framework of digital culture. The findings suggest that TikTok functions as a representational arena where subcultural identities, everyday cultural practices, and banal forms of expression gain visibility within the digital attention economy.
Keywords: Culture, Digitalization, Digital Culture, Subculture, TikTok
ÖZ
Maddi ve manevi tüm bileşenleriyle sosyolojik anlamda derinlik taşıyan kültür nosyonu, dijitalleşmenin çok boyutlu yansımaları ekseninde reel dünyanın anlam sınırlılığından kendini soyutlamıştır. Kültürün siber uzamda temsili ve yeniden üretimi öncekilerden norm, pratik, ritüel, değer, mekân ve zaman açısından kökensel olarak farklılaşmakta dijital kültür diye adlandırılan yeni bir evreye taşınmaktadır. Bu bağlamda çalışma, medya tarafından şekillenen dijital ortamlarda bireylerin kültürel anlamları ve toplumsal kimliklerini nasıl müzakere ettiklerini TikTok içerikleri üzerinden tartışmaktadır. Bu süreçte dijital platformlar, kültürel üretim, dolaşım ve temsil biçimlerinin gerçekleştiği yeni kültürel ortamlar haline gelmektedir. Facebook ya da Google gibi dev teknoloji şirketlerine ait olmadan 1,59 milyar kullanıcı sayısına sahip olan tek uygulama TikTok’un ilgili çalışma kapsamına dâhil edilmesinin temel amacı, alt kültürü temsil etmedeki sosyal gerçekliğidir. TikTok’ta sergilenen içerikler, eylem ve karakterler bağlamında değerlendirildiğinde bu sosyal ortamın banallik kültürünün taşıyıcısı konumunda olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla burada doğan dikotomik tartışma şu şekildedir: İlgili platformun yapısı mı bireylere bu içeriklerin oluşturulması için yön verir yoksa birey mi içerikleriyle bu platform yapısının inşacısıdır? Netnografik gözlem ve içerik analizine dayanan nitel araştırma tasarımına sahip bu çalışma, dijital kültür çerçevesinde TikTok platformunun kültürel dinamiklerini anlamayı ve yorumlamayı amaçlamaktadır. Elde edilen bulgular TikTok’un dijital dikkat ekonomisi içerisinde alt kültürel kimliklerin, gündelik kültürel pratiklerin ve banal ifade biçimlerinin görünürlük kazandığı bir temsil alanı olarak işlediğini göstermektedir.
Keywords: Kültür, Dijitalleşme, Dijital Kültür, Alt Kültür, TikTok
Research Article
Volkan Erkan
ISophos: International Journal of Information, Technology and Philosophy, Volume 3, Issue 6, pp. 55-65
ABSTRACT
TikTok, an app whose content creation is mostly based on entertainment and music, has witnessed a rapid increase in the number of users. As the most downloaded application in Turkey in 2020. TikTok is well received by some people, while there is also a large group of people that have a negative attitude towards the application. It is a matter of debate whether TikTok, which has caught a rapid rise in the world and in Turkey, has created a cultural change. The aim of this study is to determine the motivations of content producers by identifying the profiles of content producers on TikTok, and to reveal the reasons for donors to donate. In the study, TikTok live broadcasts and the profiles of users who support the content by participating in these broadcasts were examined by content analysis method. For the study, the 30 most watched live broadcasts between the hours of 18.00-00.00, which are known as the prime time of the application, were examined for a month. According to the results of the research, the desire to be visible is at the top of the list among the reasons for the donations of the viewers participating in the live broadcasts. Based on Şerif Mardin’s central environment paradigm, TikTok users in Turkey are defined as an environment with relatively low cultural capital. The results found demonstrated that environment actors have had difficulties in expressing themselves in the historical process, and they have gained some opportunities to present themselves with the ease of access to the internet and its content production tools.
Keywords: TikTok, Cultural Shift, Self-Presentation, Digital Self-Presentation
ÖZ
İçerik üretme biçimi çoğunlukla eğlence ve müzik üzerine kurulu olan TikTok, kullanıcı sayısını hızla artırmaktadır. 2020 yılında Türkiye’de en çok indirilen uygulama olan TikTok, birtakım çevreler tarafından beğeniyle karşılanırken uygulamayla ilgili negatif tutumda olan bir kitle de bulunmaktadır. Dünyada ve Türkiye’de hızlı bir yükseliş yakalayan TikTok’un bir kültürel değişime etki edip etmediği tartışma konusudur. Bu çalışmanın amacı, TikTok’taki içerik üreticilerinin profillerinin ortaya konulmasından hareketle içerik üretme motivasyonlarını tespit etmek, bağış yapanlar nezdinde ise bağış yapma nedenlerini belirlemektir. Çalışma kapsamında TikTok canlı yayınları yapan ve bu yayınlara katılarak içeriğe destek sağlayan izleyici konumundaki kullanıcıların profilleri, Goffman’ın dramaturjik içerik analiz yöntemiyle incelenmiştir. Bu çalışmanın yapıldığı 1 Ocak ve 31 Ocak 2021 tarihleri arasında, bir ay boyunca uygulamanın en yoğun zaman aralığı (prime time) olarak belirlenen 18.00-00.00 saatleri arasında gerçekleştirilen, saatlik sıralamada ilk 30 içinde yer alan canlı yayınlar incelenmiştir. Yapılan araştırmanın bulgularına göre, canlı yayınlara katılan izleyicilerin bağış yapma nedenleri arasında görünür olma isteği ilk sırada yer almaktadır. İçerik üreticileri perspektifinden bakıldığında ise Türkiye’deki TikTok kullanıcıları Şerif Mardin’in merkez-çevre paradigmasından yola çıkılarak kültürel sermayesi görece düşük olan “çevre” olarak tanımlanmıştır. Çevre aktörlerinin tarihsel süreç içerisinde kendilerini ifade etmekte zorluk çektikleri, internete ve içerik üretim araçlarına erişimin kolaylaşmasıyla benliklerini sunmak için bazı fırsatlar elde ettikleri sonucuna varılmıştır.
Keywords: TikTok, Kültürel Değişim, Benlik Sunumu, Dijital Benlik Sunumu