ORTADOĞU TIP DERGİSİ - ORTADOGU MEDICAL JOURNAL
Radiologic-pathologic correlations of biopsies of BIRADS III breast lesions performed under guidance of ultrasonography
BIRADS III meme lezyonlarına ultrasonografi eşliğinde yapılan biyopsilerde radyolojik patolojik korelasyon

Mehmet Soytürk 1 * , Ruhullah Eşim 1, Ahmet Yalçın 1, İlyas Sayar 2, Ali Küpeli 1

Ortadogu Tıp Derg, Volume 11, Issue 4, pp. 409-414

https://doi.org/10.21601/ortadogutipdergisi.510396

OPEN ACCESS

Download Full Text (PDF)

Abstract

Purpose: In our retrospective study, we aimed to evaluate the biopsied BIRADS III breast lesions due to enlargement on ultrasonography in patients with risk factors. We have compared the pathologic results with sonographic definitions to find an association.
Materials and Methods: We have retrospectively scanned hospital records and obtained the radiologic and pathologic data belong to 67 patients. We have deduced sonographic terms defining the lesions from radiologic reports and compared the data with pathology results to find a statistically significant association between sonographic definitions and pathologic diagnosis.
Results: All histopathology-proved fibroadenoma, fibrosis and invasive ductal carcinoma were statistically associated with “smooth margins” on ultrasonography (p:0.034). Term of “lobulated contour” was not statistically linked with any of the pathologic entities (p:0.947). Fibrocystic component was significantly present in fibrocysts and infections/abscesses (p<0.001).
Conclusions: Patients in risk group who had lesions with smooth margins on ultrasonography and classified as BIRDAS III might have diagnosis of invasive ductal carcinoma along with benign entities. Thus, we consider that biopsy is still the most useful diagnostic tool in patients with risk factors as smooth margins on ultrasound might not refer to its benign nature.

Öz

Amaç: Çalışmamızda risk grubundaki hastalarda ultrasonografide tanımlanan ve boyut artışı gösteren BIRADS III lezyonlara yapılan biyopsileri geriye dönük olarak değerlendirerek bu lezyonların patoloji sonuçları ile tarif için kullanılan terimler arasında bir bağıntının varlığını araştırdık.
Yöntemler: Hastane verileri geriye doğru taranarak, patolojik ve radyoloji verilerine ulaşılabilen 67 hastanın ultrasonografi raporlarından lezyonu tarif eden terimler çıkarıldı. Elde edilen bilgiler ile hastaların biyopsi sonuçları istatistiksel olarak karşılaştırılarak lezyonun sonografik tarifi ile patoloji sonucu arasında bir ilişki araştırıldı.
Bulgular: Patolojik olarak fibroadenom, fibrozis ve invaziv duktal karsinom olarak tespit edilen olguların ultrasonografi raporlarında istatistiksel olarak anlamlı olarak daha yüksek oranda “düzgün sınırlı” ifadesi geçmekte idi (p:0,034). “Lobüle konturlu” olarak tarif edilen lezyonlar ile hiçbir tanı grubu arasında ilişki saptanmadı (p:0,947). Fibrokistik değişiklik alanı ve enfeksiyon/apse olarak patoloji raporu olan lezyonlar, ultrasonografide “kistik komponent” tarifi ile ilişkiliydi (p<0,001).
Sonuçlar: Risk grubundaki hastalarda USG ile BIRADS III olarak tanımlanan ve düzgün sınırlı olarak tanımlanan lezyonların benign tanıların yanı sıra invaziv duktal karsinom ile de ilişkili olduğunu bulduk. Buradan hareketle risk grubundaki hastalarda lezyonun düzgün sınırlı olmasının lezyonun benign natürüne işaret etmediğini ve bu hastalarda yine en net tanı aracının biyopsi oluğunu savunuyoruz.

References

Citation